Tedavi ve Terapi Yaklaşımları
Psikoterapi: Bu kişilerde özgüven eksikliği sebebiyle atılacak ilk adım bu güveni kişiye sağlamak ve onları daha sosyal ve gündelik işlerini tek başlarına yapabilen bireyler haline getirebilmek birincil hedeftir. Terapatik süreçte de sosyal fobikler terapistlerine karşı sosyal ortamdaki belirtilerini sergileyebilirler. Oluşturulacak karşılıklı güven ve rahatlık kişiyi terapiye çekmeye yarayacaktır. Terapist kişinin durumu hakkında derinlemesine analizi gerçekleştirdikten sonra kişiye özgüven ve sosyallik kazandırmaya yönelik terapi seansları gerçekleştirir.
Davranışçı yaklaşıma göre sosyal fobik tanısıyla takip edilen bir danışana başarabileceği ve kolaydan zora doğru giden küçük ev ödevleri verilerek başarmış olma duygusunun ne anlama geldiğini yeniden hissettirmesi terapiyi ve gidişatı olumlu yönde etkileyecektir. Bu anlamda sosyal fobik tanısı alan danışanlara sosyal beceri kazandırma seansları yoğunlaştırılarak bu kişilerin toplum içine katılımları sağlanmalıdır. Bilişsel anlamda kişileri sorunlarının tanımlandırmalarını sağlayarak, bu durumun onlar için ne anlama geldiğini öğrendikten sonra, yerleşmiş olumsuz bilişsel şema yerine olumlu bir şema oluşturmak ve bu olumlu şemanın ne olacağı konusundaki kararı birlikte vermek kişinin de düşüncesinin önemli olduğu mesajını vermek en doğru yaklaşım olacaktır.
Örneğin büyük marketlere gidemeyen bir sosyal fobik danışana önce küçük bakkala gitme ödevi verilmelidir. Burada amaç kolaydan zora doğru, asıl hedefi gerçekleştirme adına doğru ve etkin ödevler sunulmalıdır. Aksi halde danışanın durumuna göre direnci artabilir ve işe yaramadığı öğrenilen bir ödevin tekrar yaptırılması zorlaşabilir.
Hipnoterapi: Bu tedavi ve terapi yaklaşımının psikoterapi sürecinin akabinde uygulanması kişiyi rahatlatacak ve verilen ödevler konusundaki cesareti arttırması sağlanacaktır. Bilinmesi gereken ilk kural ise kişinin analizinin ayrıntılı yapılmasından sonra hipnoterapi sürecine girilmesidir. Aksi halde kişiyi bulunduğu durumun içine daha fazla itilmesi istemeyen sonuçlardan olabilmektedir.
Yazan : Uzm. Psk. Ferhat AKPINAR